Aksay ve Nane krizi Rus pazarını değerlendirdi

TURAD'ın Armada İstanbul Old City Hotel’de düzenlediği çalıştay çerçevesinde düzenlenen bir panelde, Rusya’yı iyi tanıyan Gazeteci  Hakan Aksay ile Pegasus Hava Yolları CEO’su Mehmet Nane, birer konuşma gerçekleştirdi.

Panelin ilk oturumunda konuşmacı olarak yer alan Pegasus CEO’su Mehmet Nane, havacılık sektörüne dair verileri açıkladı.

MNane

”Rusya’dan gelen turist kendi charter şirketleri ile geldiğinden bize pek bir faydası yok,” diyen Nane, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

Sadece THY değil biz de zarar ettik”

”Geçenlerde THY 2016 zararını açıkladı. Sadece onlar değil, biz de büyük zarar ettik. Üstelik bunlar kolay kolay hazmedilecek rakamlar değil ve bu kayıplar genel olarak operasyonel kayıplar. Çünkü; döviz, yakıt ve finansman maliyetleri yükseldi. Bu zarar sadece bizi değil, ülkemizi de etkiliyor. Şu an en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi batılı bankaların kredi konusunda çok sıkıntılı davranması. Çünkü biz bazen bu ülkelere kızıp, ertesi gün unutuyoruz. Ancak batılı unutmuyor. Şu an finansmanda kalp krizi noktasına gelmiş durumdayız, Allah’tan Asya bankaları açık da, ayakta kalabiliyoruz. Uçaklara finansman sağlamak oldukça karlı bir iştir, dolayısıyla batılı bankalar eskiden kredi verelim diye peşimizde koşuyordu. Şimdi ise bizimle göz göze gelmemek için karşılaştığımızda kaldırım taşlarını sayıyorlar.

”2017 bitti geçmiş olsun, şimdi 2018’i konuşmalıyız”

2017 yılı artık bitti, geçmiş olsun. Şimdi 2018 yılını konuşmamız lazım, çünkü o da kaçmak üzere. Çoktan satılmış turlara teşvik vermek, tur operatörlerinin sahiplerini zenginleştirmekten başka bir işe yaramıyor. Bizim satılacak turlara teşvik vermemiz, satılacak turların atraksiyonunu artırmamız lazım.

”Turist ancak işlerin normale döndüğünü görürse gelir”

İnsanlara ülkemizdeki güvenlik tedbirlerini, normalleşmeyi anlatmamız gerekiyor. Arkadaşlarımız, yaklaşık 1.5 ay önce ‘hayatına sahip çık’ diye bir kampanya başlattı ve bu kampanya artık ülkenin kampanyası haline geldi. Bunlar dalga dalga yayılmalı çünkü insanlar ancak işlerin normale döndüğünü görürse ülkemize gelir. Bir ülkenin kendi vatandaşları evde oturmaya başlarsa, hiçkimse o ülkeye gitmez.

”Türkiye’ye nasıl turist getirirebileceğimizi tartışan olmadı”

Alınan tedbirlerin uluslararası standartlarda olduğunu, hayatın normale döndüğünü göstermek zorundayız. İnsanları etkileyecek olan şey budur. Biz şirketler olarak fiyat düşürmek de dahil elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Hava yolu taşıyıcıları, yeme-içme sektörü, konaklama sektörü ve devlet olarak birlik olmalıyız. Sektörün bütün kesimlerinin bir araya gelip, ‘Türkiye’ye nasıl turist getiririz’i tartıştığı bir toplantı hiç yapıldı mı? Ben duymadım. Bir an önce bunu yapmalıyız. 1.2 milyon yatağımız var, bu yataklar boş kalamaz. Sadece Antalya’da işsiz kalan 80 bin kişi önümüzdeki yıl da işsiz kalamaz. Enseyi karartamayız. Bunu topyekün bir ekonomik savaş olarak görmeliyiz. Bu bizim milli meselemizdir, burada herhangi bir siyasi görüş olmaz. Birlikte olursak en azından 2018’i kurtarabiliriz.”

HAksay

Konuşmasında Rusya ve Türkiye arasındaki kriz başlıklarını ve siyasi gelişmeleri anlatan Hakan Aksay da turizme dair değerlendirmelerini de açıkladı.

Putin’in Türkiye’yi stratejik ortaklık kurulacak ülkeler arasına almasının ardından, Rusya’nın Türkiye için pek çok alanda önemli bir pazar haline geldiğini kaydeden Aksay ”2011’de altın çağımızı yaşadık, sonrasında ufak tefek krizler yaşansa da bunlar turizme ve diğer iş alanlarına yansımadı. Ancak Nisan 2015’te Rusya’nın fiilen savaşa girmesi, ilişkiler açısından dönüm noktası oldu. İki ülke arasındaki ilişkiler gerilirken, rakamlarda da düşüş yaşanmaya başladı,” dedi.

Aksay, konuşmasında daha sonra şunları ifade etti:

”Kasım 2015 ise birkaç saniyelik bir hadisenin ilişkileri nasıl derinden etkileyeceğini gösterdi. Yaklaşık 8 ay süren çok sıkıntılı bir sürece girdik. Rusya bu süreçte diplomatik temsilcilikleri kapatmak ya da aynı yolda cevap vermek gibi çok sert adımlar atmasa da, yine de ekonomiyi ve iki ülke insanının ilişkilerini derinden vuracak pek çok adım attı.

Putin-Erdoğan görüşmesinin ardından Türk-Rus ilişkileri depar attı”

2016'nın haziran ayında Türkiye’nin attığı adımların ardından ilişkiler yumuşamaya başladı ve aralık ayında Putin ve Erdoğan bir araya geldi. Konuşmanın içeriğini tam olarak bilemesek de, önemli konuşmalar yapılmış olacak ki bu görüşmeden sonra Türk-Rus ilişkileri özellikle askeri ve siyasi alanlarda adeta depar attı. Öte yandan, ticari alanda ve turizmde neredeyse hiçbir adım atılmadı. Charter izinleri bekletildi, inşaat ve ticarette sınırlamalar sürüyor. Bu alanlarda Kremlin’in elinde olan musluklar bir türlü açılmıyor. Özellikle Suriye konusunda var olan iş birliği ise garip dengeler üzerinde yürüyor. Bir yanda Rusya, bir yanda Türkiye, bir yanda pek çok İslamcı ve radikal unsur var. Türkiye ve Rusya, burada barikatın iki farklı yerinde bulunan ülkeler olarak iş birliğine gittiler ve şu ana kadar işler yolunda gözüküyor. Rusya bu süreçte hem gözlemci hem de Suriye’nin yanında savaşıyor. Üstelik bu güçler arasındaki mesafe çok daralmış durumda ve savaş çıkmaması neredeyse imkansız gözüküyor. Bizler bu durumun Türkiye’yi tehlikeye sokacağını düşünürken Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ‘Biz Rusya’ya güveniyoruz.

”Türkiye-Rusya ilişkileri garip dengeler üzerinde yürüyor”

Burada herhangi bir iddiada bulunmayacağım. Ancak Erdoğan’ın 8 şubatta Trump ile konuşması veSuriye’de işbirliği önermesinin ardından 9 Şubat’ta bu olayın yaşanmasının ilginç olduğunu vurgulamak lazım. Çünkü bu, Rusların kabul edemeyeceği bir adım. Büyükelçi Karlov’un suikastini de unutmamak lazım. Uzun lafın kısası, Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler, Ukrayna, Suriye, terör saldırıları ve benzeri gibi pek çok gerilim üzerinden garip dengelerle yürüyor. İşin bu kısmını artık kapatmak istiyorum.

Turizm konusunda aldığım bilgileri de paylaşmak istiyorum.

Hangi Rusla konuşsam duyduğum şey Türkiye’yi özledik, oluyor. Bu sebeple rezervasyonlarda iyimserlik verici oranlara ulaştık. Ancak bunun yanında, Rusya’nın Türkiye’ye seyahat edecek vatandaşlarına dönük yaptığı uyarılar var. Bu süreçte kritik tarihin referandumun gerçekleşeceği 16 Nisan olduğunu düşünüyorum. Bu sürece doğru gerilimlerin artmasını beklemek makul olacaktır

”Ruslar içe döndü”

Öte yandan, Rusya’nın kendi yaşadığı ekonomik sorunlardan dolayı azalan yurt dışına çıkan Rus turist sayısını ve Rusya’daki iktidarın neredeyse baskıya varacak ölçüde Rusya içinde tatil yapılmasını teşvik ettiğini de unutmamak lazım. İç turizme dönük propagandanın sonuç verdiğini ve Kırım ve Soçi’ye giden turist sayısının önemli oranlarda arttığını görüyoruz. 2016’ya dair bir anket, Türkiye Mısır’ın kapalı olduğu tabloda Rusların yüzde 50’sinin tatile çıkmadığını, tatile çıkan yüzde 50’nin yüzde 46’sının kendi yazlığına gittiğini, yurt dışına gidenlerin oranının ise yüzde 6 olduğu görülüyor. Rusya nüfusunun 144 milyon olduğu göz önüne alınırsa, bu aslında oldukça düşük bir sayı. Beklentiler, önümüzdeki yıl 8-8.5 milyon Rus turistin yurt dışına çıkacağı, bunun da yaklaşık 3’te 2’sinin Mısır ve Türkiye’ye gideceği yönünde.”