Bağlıkaya: Mevzu can güvenliğiyse gerisi teferruattır

Turizmde krizin temelinde yatan asıl sorunun güvenlik tehditlerinden kaynaklanan imaj sorunu olduğunu bildiren Detur CEO'su Bağlıkaya, sorunun turizmcilerin tek başına çözebileceği bir konu olmadığını söyledi.



Turizmde Çıkış Yolu Çalıştayı'nda konuşan Detur CEO'su Firuz  Bağlıkaya, turizmde krizin temelinde yatan asıl sorunun güvenlik tehditlerinden kaynaklanan imaj sorunu olduğunu bildiren, sorunun turizmcilerin tek başına çözebileceği bir konu olmadığını söyledi.

Sürdürülebilir turizm amaçlı bölgesel markalaşma projelerinin yanında, ev sahipliğini üstlendiği sektör buluşmalarıyla gündemi değerlendirerek gelişmeleri paylaşmaya devam eden Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD), Turizmde Çıkış Yolu adlı bir çalıştay düzenledi.

15 Şubat 2017 Çarşamba günü İstanbul Armada Otel'de gerçekleştirilen çalıştayda konuşan Detur CEO'su Firuz Bağlıkaya "Mevzu can güvenliği olunca her şey teferruatta kalıyor," dedi.

“Sorun tanıtımla aşılmaz”

Türkiye’nin önündeki temel meselenin tanıtım değil imaj olduğunu söyleyen Firuz Bağlıkaya, şöyle sözlerini “Avrupa’da Türkiye’yi tanımayan yok. Türkiye hala insanların tatil için gideceği 3 - 4 destinasyondan biri. Biz önümüzdeki sorunu daha fazla tanıtarak değil imajımızı düzelterek çözebiliriz,” diye sürdürdü.

“Yok saymak daha tehlikeli”

Algı yönetiminin önemine değinen Firuz Bağlıkaya, şunları ifade etti:

“Algı yönetiminde en zor olanı ise var olan bir şeyi yok saymaktır. Türkiye’de terör ve can güvenliği zafiyeti varken bunları yok sayamazsınız. Bunları yok saymak; hepsinden daha tehlikelidir. Basın ve sosyal medya bu kadar güçlüyken biz nasıl bir algı kampanyası yapacağız? Dolayısıyla işimiz çok zor.”


"Can çekişiyoruz"

15 Şubat tarihi itibariyle aldıkları Türkiye rezervasyonlarını, son üç yıllık rakamlarla karşılaştıran Firuz Bağlıkaya, 2015 yılında 420, 2016’da 245, 2017 yılında ise 117 rezervasyon aldıklarını bildirdi ve  “Artık kültür mü, golf mü, dalış turizmi mi yapalım tartışmaları lükstür. Biz can çekişiyoruz. Seruma bağlı vaziyetteyiz” dedi.


“Bizim tek ihtiyacımız güvenlik”

Konu güvenlik olduğunda çözümü turizmcilerden beklemenin doğru olmayacağını belirten Firuz Bağlıkaya, “Sorun siyasi ise, ticari kuruluşlar olarak, bu soruna turizmciler nasıl bir çözüm üretebilir? Bizim paraya pula ihtiyacımız yok, Tek ihtiyacımız olan güvenlik. Uçak başı verilen paralar sorunu çözmez, ancak zararı azaltır,” şeklinde konuştu.


“Hiçbir turizm çeşidi birbirinin rakibi değil”

Kitle turizminden uzaklaşılarak kültür turizmine yönelme konusundaki önerilerin de sağlam temellere oturmadığını ifade eden Firuz Bağlıkaya, şöyle konuştu:

“Hiçbir turizm çeşidinin birbirinin alternatifi olmadığı gibi rakibi de değildir. Kitle turizmi dünya genelinde her yıl büyümeye devam ediyor. Türkiye’ye olan akış durmuş olabilir ama. TUI ve Thomas Cook her yıl kapasitesini artırıyor. Kitle turizmi bitmiyor, sadece şekil değiştiriyor Kitle turizminde Antalya’ya 6 - 7 yıl üst üste gelen turist bulabilirsiniz, ama Topkapı Sarayı’nı 5 kez ziyaret eden turist bulamazsınız. Dolayısıyla bu tür tespitleri ortaya koyarken daha dikkatli olmak ve iyi araştırmak gerekir. Bize gelmeyen 10 milyon turist rakiplerimize gitti demek doğru olmaz. Akdeniz çanağına giden turist sayısında da belli bir oranda azalma var."


“350 euroya gelmeyen 320’ye de gelmez”

Şirket olarak reklam ve tanıtım için bütçelerini artırdıklarını kaydeden Firuz Bağlıkaya, güzellik yarışması ve spor müsabakalarının Antalya’da düzenlenmesı için çaba sarf ettiklerini söyledi ve
sözlerini şöyle tamamladı:

“Uçak ve otel fiyatları yerlerde. Bir de bunun üzerine indirim yapıyorum demek komik. Sorun güvenlik olunca 350 euroya gelmeyen 320 euroya da gelmez. Unutulmasını beklemek ve unutturmaya çalışmaktan başka çare yok gibi.”