"Tanıtım çalışmaları yerele kaydırılmalıdır"

TUREB Başkanı Apalı "Tanıtım çalışmaları ülkeselden ziyade yerel tanıtıma doğru kaydırılmalıdır,'' dedi.


Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Zeki Apalı, iç turizmdeki uygulamaların rehberleri zor durumda bıraktığını bildirdi ve şöyle konuştu:

"Gezilerde belediyelerin hiçbir yasaya uymayan belgesiz ve yetkisiz kişileri grupların başına koymaları veya gittikleri yerlerdeki belediyelerden yetkili görevlendirmesini talep ederek yerelden belgesiz ve yetkisiz kişilere bu gezileri yaptırmaları, bizim meslek grubumuza kamu eliyle vurulan en büyük darbedir. Yetkisiz kişilere rehberlik yaptırılmasın."

Zeki palı, rehberliğin 2012'de çıkarılan kanunla tanımlı bir meslek halini aldıktan sonra TUREB'in de "kamu kurumu niteliğinde meslek üst kuruluşu" olarak kurulduğunu, TUREB olarak turizmin son günlerde zor günler geçirmesinden dolayı üzüntü duyduklarını söyledi.

İç ve dış turizmde, rehberlik faaliyetlerinin işin ehline teslim edilmesi gerektiğine işaret eden Apalı, kamu ve sektör el ele verdiği takdirde turizmde geçmişten daha büyük başarılara ulaşmanın mümkün olduğunu ifade etti.

Turizmde çok zor bir dönemden geçildiğine işaret eden Apalı, şunları söyledi:

"Rehberlerimizin içinde emeklilik, kamu kurumlarında sözleşmeli çalışma, akademik kadrolarda görevli olma nedeniyle belli bir geliri olmayan büyük bir kısım sadece ve sadece hayatlarını rehberlik hizmeti sunarak kazanan rehberden oluşmaktadır ve bu kesim en büyük sıkıntıları yaşamaktadır."

2016'ya göre iç turizmde farklı uygulamaların arttığını kaydeden Apalı, sözlerine şöyle devam etti:

"İç turizmdekiasadışı uygulamalar, kamu kurumlarının taşra teşkilatlarının bu yasadışılığa duyarsız kalmaları da rehberleri canlarından bezdirme noktasına getirdi. Başta belediyeler olmak üzere kamu kurumları, vakıflar, dernekler, sosyal kültürel amaçlı geziler düzenliyor fakat yasalarımız gereği Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli yetkili bir seyahat acentesi ve belgeli rehber bulundurma zorunluluğu olmasına rağmen bu gezilerde belediyelerin hiçbir yasaya uymayan belgesiz ve yetkisiz kişileri grupların başına koymaları veya gittikleri yerlerdeki belediyelerden yetkili görevlendirmesi talep ederek yerelden belgesiz ve yetkisiz kişilere bu gezileri yaptırmaları, bizim meslek grubumuza kamu eliyle vurulan en büyük darbedir. Yetkisiz kişilere rehberlik yaptırılmasın. Biz nasıl ki 15 Temmuz'da tek yumruk darbeye karşı durduysak onca yıl emek verip eğitim almış meslektaşlarımızın haklarına yapılan bu tür saldırıları da darbe olarak görüyor ve her zeminde aynı karşılığı vereceğimizi duyuruyoruz."

" Olumsuz Türkiye algısıortadan kaldırılmalı"

Apalı, Türkiye genelinde yüksek lisans programları dahil 43 rehberlik öğretimi veren üniversite programında 3 bine yakın kontenjan olduğuna dikkati çekti ve şunları ifade etti:

"Yasa dışı uygulamalar, bırakın gençlerin önünü açmayı mevcut rehberlerin hakları gasp edilmektedir. Haktan ve adaletten yana tavırlarından hiç şüphe duymadığımız yöneticilerimize konuya acilen eğilinmesinin önemini vurgulamak isterim. Böylelikle iş kaybı önlenecek, eğitimli ve donanımlı rehberler sektör değiştirme çabasını bırakıp sıkıntılı süreci bir şekilde atlatacak, sonraki süreçte ülkemizin dünya turizm liginde en üstlerde yer alması için uğraş verecektir."

Kamu eliyle yapılan yasa dışılığın önlenmesiyle sektörün düzene gireceğini ve işsiz rehberlere ek turlar çıkacağını bildiren Apalı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Turist sayısını artırmak için Türkiye'yi tanıtıcı reklam çalışmalarının ve kampanyalarının güçlü oması gerekiyor. Özellikle yurt dışında Türkiye'ye karşı oluşan olumsuz algıyı ortadan kaldırmaya yönelik yapılacak çalışmalar ilk sırada yer almalıdır. Daha sonra ise turistlere yönelik hizmet kalitesinin artırılması, bu sektörde çalışan personelin eğitimlerinin sağlanması gibi çalışmalarla turist sayısını artırmayı başarabiliriz diye düşünüyorum."

Apalı, turizm sektörünün daha hızlı toparlanması için çeşitli kampanya, tanıtım ve imaj çalışmaları yürütülmesi gerektiğine dikkati çekti ve şunları kaydetti:

"Tanıtım çalışmaları ülkeselden ziyade yerel tanıtıma doğru kaydırılmalıdır. Turizm fuarlarında sadece dil bilen yurt dışında ikamet eden vatandaşlar veya kamu çalışanları yerine yabancı dile ve bilgileriyle ülkeye hakim rehberler ön planda olmalıdır. Zira bu tür fuarlarda bilgi almak için soru soran ziyaretçilere sadece broşür verilerek tanıtım yapıldığı, detaylı bilgi verilmediği, bazen de 'Biz henüz görmedik ama...' şeklinde başlayan cümleler eşliğinde broşür ile görevin yerine getirildiği sözlerini çok duyuyoruz."

TUREB