Kayseri’de yeni çini türü bulundu

Kayseri’deki Keykubadiye Sarayı kazılarında yeni bir çini türü bulundu.


1. Sultan Alaeddin Keykubad'ın Kayseri’de inşa ettirdiği Keykubadiye Sarayı enkazındaki kazılarda, bugüne dek hiçbir üslupta rastlanmayan bir çini ortaya çıktı. Bahçıvan figürlü çini, saray mimarisi ve kültürü hakkında ipucu veriyor.

Anadolu Selçuklu Sultanı 1.Alaeddin Keykubad'ından Kayseri’de inşa ettirdiği Keykubadiye Sarayı gün yüzüne çıkıyor. 1950’lerin başlarında Zeki Oral tarafından keşfedilerek ilim dünyasına ve kamuoyuna duyurulan saray için kazı çalışmaları, Prof. Dr. Ali Baş'ın öncülüğünde yeniden başladı.

Çalışmalarda arkeoloji dünyasını heyecanlandıran bir keşif gerçekleştirildi. Kobalt mavi, siyah ve turkuvaz maviye boyalı, sır altı tekniğinde yapılan, bugüne dek hiç rastlanmayan bir üsluplu çinide elinde kürek tutan, ön ve arkada birer bitki ile sınırlandırılan bir erkek görülüyor. Sola dönük vaziyette küreğiyle toprağı bellerken betimlenen figürün bir bahçıvanı ifade ettiği tahmin ediliyor.

"Türk tipinden farklı"

Anadolu Selçuklu hakkındaki en önemli kazının Beyşehir’deki Kubadabiye Sarayı olduğunu ve burada da çok sayıda çiniye ulaştıklarını belirten Baş, Kayseri’deki üslup ile ilk kez karşılaştıklarını söyledi. Baş şöyle konuştu:

“Bu üslubun bizim geleneksel minyatür, maden sanatımızda örnekleri vardı ama çinide yoktu. Çinide Uygur geleneği dediğimiz bir tip vardır. Çekik gözlü, hokka burunludur. Minyatürlerde, çinilerde vardır. Ama buradaki figür öyle değil. Etnik anlamda da dini anlamda da farklı olabilir. Özetle Türk tipi diye bahsettiğimizin dışında bir figür üslubu bu. Sekiz kollu yıldızı Selçuklu’da her yerde görürsünüz. Oradaki figürlerle bu figür arasında farklılıklar var. Kayseri yöresi için de ilginç bir keşif.”

"Yeni keşiflere yol açacak"

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle iki yıldır süren kazıların saray mimarisini keşif için bir yol açtığın kaydeden Prof. Baş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anadolu Selçuklu’nun cami, medrese ve han mimarisini iyi biliyoruz. Ama saray mimarisiyle çok bir bilgimiz yok. Keykubadiye Sarayı’nı biliyorduk. Fakat orası özel mülkiyetti. Gidip gezme imkanı olsa bile iki küçük kalıntıdan başka bir şey göremezdiniz. Bu kazı bize Anadolu Selçuklu döneminin saray mimarisini, saraydaki kültür ve sanatını gösterecek. El sanatlarından çok sayıda çini ve cam çıkıyor. Bunlar saray için çok önemli. Selçuklu saray mimarisini çok iyi yorumlama şansımız olacak”

Arkeolojihaber