TÜRSAB'tan KDV uygulamasında düzenleme talebi

TÜRSAB Orta Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Şahin "Şu anda konaklamada yüzde 8, yeme-içme ve ulaştırmada yüzde 18 KDV uygulanıyor. Biz tamamının yüzde 8 olmasını istiyoruz," dedi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Orta Anadolu Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Engin Şahin, turizm sektörünün canlanması adına tek ve düşük tutarda KDV uygulanmasını talep ettiklerini bildirdi ve "Şu anda konaklamada yüzde 8, yeme-içme ve ulaştırmada yüzde 18 KDV uygulanıyor. Biz tamamının yüzde 8 olmasını istiyoruz," şeklinde konuştu:.

Şahin, çeşitli gerekçelerle sıkıntılı bir dönemden geçen sektörde çarkların dönebilmesi ve insanların işsiz kalmaması adına istihdam desteklerinin artırılması gerektiğini söyledi.

Bu anlamda vergi ve SGK borçlarının en az 1-2 yıl vade farksız ötelenmesi taleplerinin bulunduğunu anlatan Şahin, bunun yanı sıra sektörün geri ödemesi 2 yıl sonra başlaması kaydıyla likit krediye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Söz konusu taleplerin acil yerine getirilmesinin önemine işaret eden Şahin şunları söyledi:

"Bizim sektörde şu anda değil de altı ay sonra yaptığınız bir şey iki yıl sonra geri dönüyor. Bugün yapılacak bir şey piyasayı birkaç ay içinde toparlayacakken altı ay sonra yaptığınız zaman ciddi sıkıntılar olabilir çünkü yaptığımız iş sezonluk."

"Tek ve düşük KDV uygulanmalı"

KDV oranlarının düşürülmesinin de firmaların talepleri arasında yer aldığını bildiren Şahin "Şu anda konaklamada yüzde 8, yeme-içmede ve ulaştırmada yüzde 18 KDV uygulanıyor. Biz tamamının yüzde 8 olmasını istiyoruz. Tek ve düşük KDV, bu yıl için itici bir güç olabilir," ifadesini kullandı.

Şahin, geçen yıl yabancı turist sayısında azalma yaşanmasına karşın iç pazarda hareketlenme görüldüğünü kaydederek, oteller ve tur operatörlerinin tanıtım faaliyetlerinin yanı sıra uzun vadeli ödeme koşullarıyla turizmi cazip hale getirmeye çalıştıklarını söyledi.

Bu yıl yerli turistlerin yine ön plana çıkacağını belirten Şahin "Şu anda can simidimiz yerli turist. Mesela ailenizle İstanbul'da 3 gün gezmeye gideceksiniz. Taksim bölgesinde daha önce 5 yıldızlı bir otelde 300 liranın altında kalamazdınız. Şimdi ise avro ve dolar yükselmesine rağmen 200 lira civarına 5 yıldızlı otelde kalabilirsiniz." dedi.

"2018'de Avrupa pazarında toparlanma bekliyoruz"

Özellikle yabancıların bir ülkeyi ziyaret ederken güvenliği ön planda tuttuğunu anlatan Şahin, Avrupalı turistlerin güvenlikle ilgili algıları düzelmedikçe bu kanaldan ciddi bir ziyaretçi girişinin sağlanamayacağını söyledi. Buna karşın birkaç yıl içinde Avrupalı turistler nezdindeki bu durumun toparlanmasını beklediklerini kaydeden Şahin, sözlerini "Çünkü turizmde 'Bugün artık her şey iyi' dediğinizde insanlar iki yıl içinde geliyorlar," diye sürdürdü.

Rusya ile ilişkilerin düzelmesinin de olumlu etkilerinin olacağını dile getiren Şahin, şöyle konuştu:

"4 milyon seviyelerindeki turist sayısı 1 milyon küsurlara düştü. Bu yıl 3 milyonu geçmesi bekleniyor. Avrupa pazarında ise toparlanma olmasa bile daha fazla düşüş olmayacağı varsayılıyor. 2018'de Avrupa pazarında dişe dokunur bir toparlanma olmasını bekliyoruz."

"Yakıt desteği işlerin durmaması adına önemli"

Devletin, turizmcilerin yaşadığı sıkıntıları azaltmak adına uçak başına 6 bin dolarlık yakıt desteği sağladığını hatırlatan Şahin, bu desteğin işlerin durmaması anlamında önemli olduğunu söyledi.

Şahin, yakıt desteğinin önemli olmasına karşın bu desteğin verilip verilmeyeceğinin çok geç söylendiğinin altını çizdi ve şunları ifade etti:

"Örneğin 2017'nin kontratları 2016 Ekim-Kasım döneminde bitti. Odaları ya sattık ya da satamadık. Yani siz 2017'nin ocağında 'Bu sene de yakıt desteğine devam edeceğiz' dediğinizde artık çok geç kalmış oluyorsunuz. Çünkü fiyatlamalar kasım-aralıkta yapılıyor. Yabancılar bizim gibi bir hafta sonrasına değil 6 ay veya 1 yıl sonrası için tatilini planlıyorlar."

Pek çok sektör mensubunun bu yılı kurtarmak için düşük kar marjlarıyla hizmet verdiklerinin altını çizen Şahin, bunun müşteriyi kaybetmemek için yapıldığını belirtti.


Fiyat-kalite dengesi açısından bakıldığında mevcut fiyatlarla Türkiye'nin verdiği hizmeti Akdeniz çanağındaki başka bir ülkenin veremediğini söyleyen Şahin, sözlerini "Türkiye bu konuda alternatifsizdi ama güvenlik sorunları söz konusu olduğunda müşteriler kalite ve fiyatı bir kenara itebiliyorlar," şeklinde sürdürdü.