Başkentliler için üç ayrı Haftasonu rotası

Bahara yağış eşliğinde merhaba diyen Ankaralılar için sezonun güneşli haftasonu tatillrri başlıyor. Gezginler, kentin stresinden uzaklaşıp farklı yerlere gitmek isteyenler için üç farklı rota öneriyor.


Yoğun kar yağışı ve düşük hava sıcaklıkları eşliğinde sert bir kış geçiren Başkentliler, gri gökyüzünün yanısıra ıslak sokaklarla baharı karşıladı. Gezginler, kapalı mekanlarda geçirdikleri günleri geride bırakan Ankaralılara, güneşli hafta sonunda üç farklı rota öneriyor.

Tarih gezisine çıkmak isteyenlerin Kapadokya’ya yol alabileceğini belirten gezginler, doğa ile içiçe olmak isteyenlere Bolu’daki milli parkları, ciğerlerini iyotlu hava ile doldurmayı özleyenlere ise Bartın’ın sahil ilçesi Amasra’yı öneriyor.

İşte gezginlerin tavsiyeleri ile Başkentlilerin hafta sonu kaçamağı için  gidebileceği üç rotanın ayrıntıları:

Yer altından yer üstüne Kapadokya

Sınırları içerisinde birçok turizm cazibesi barındıran Kapadokya, yakınlığı nedeniyle Ankaralıların en çok tercih ettiği turizm bölgelerinin arasında yer alıyor. Başkent’e yaklaşık 2.5 saatlik uzaklıkta bulunan, balon turları ve kaya otelleri ile ön plana çıkan Kapadokya, yılda 3 milyon turist ağırlıyor. Bölgede, Göreme Açık Hava Müzesi başta olmak üzere Zelve, Açıksaray ve Mustafapaşa Ören Yeri, Uçhisar Kalesi, Çavuşin Köyü, Ürgüp, onlarca vadi ve bu vadilerin içindeki kiliseler keşfedilmeyi bekliyor. Kapadokya bölgesinde yüzyıllar öncesinde yaşayan toplumların, düşmanlarından saklanmak için inşa ettiği yeraltı şehirleri büyük ilgi topluyor. Özkonak, Tatların, Kaymaklı ve Derinkuyu yeraltı şehirleri en popüler olanları. Kapadokya’da balon turları da yılın her mevsimi ilgi görüyor. Dünyada balon turu yapabilmek için en elverişli bölgelerden biri olan Kapadokya’da sabahın erken saatlerinde onlarca balon gökyüzüne havalanıyor.

Kayadan oyma otellerde konaklama

Kapadokya’da konaklamak isteyenlerin en çok tercih ettiği mekanların başında kaya otelleri geliyor. Bölgedeki turizmciler, Kapadokya’nın 1-2 günde gezilemeyecek kadar çok fazla doğal güzelliğe ve turistik aktiviteye ev sahipliği yaptığını söylüyor. Kaya otellerinin dekorasyonunda bölgenin ünlü el sanatlarına ait örneklerin kullanıldığını belirten turizmciler, Kapadokya’ya gelenlerin; tandır çorbası, çömlekte kuru fasulye, mantı gibi yöresel yemekleri de tatmasını öneriyor.

Bolu’nun göllerinde doğayla içiçe

Komşu kent Bolu’nun doğal güzellikleri, Başkentlilerin hafta sonu gezileri için eşsiz kaçış rotaları sunuyor. Kent sınırları içerisinde yer alan 50’ye yakın göl, doğa tutkunları tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Gölcük Tabiat Parkı, göknar ormanlarını yansıtan gölü, yürüyüş parkuru ve kartpostalların başrol oyuncusu kahverengi konukevi ile misafirlerini karşılıyor. Hafta sonları binlerce kişinin ziyaret ettiği Gölcük, ile baş başa kalmak isteyenler için eşsiz bir kaçış rotası. Karadeniz ikliminin hüküm sürdüğü Gölcük, her an sislerle kaplanabiliyor. Bulutların arasında yolculuk hissi yaratan sis tabakası, ağaçların arasından uzaklaştıkça manzaranın büyüsü yenileniyor.

Abant’ta fayton turu

Çevresinde saatlerce yürüyüş yapılabilen Abant Gölü’ne giden Başkentlileri, Milli Park girişinde faytonlar karşılıyor. Nal tıkırtılarının, kuş seslerine karıştığı bir tura çıkmak isteyenler, göl gezisine fayton turu ile başlıyor. 7 kilometrelik göl çevresinde yürüyüşe çıkanlar, ufak molalar verip doğal gazellikleri fotoğraflıyor. Milli Park içerisindeki manzaralı mesire alanlarında mangal yakılabilen Abant’ta Göl Gazinosu’nda alabalık yenilebiliyor. Gün içerisinde sıcaklık sıkça değiştiği için Abant’a gitmeden önce giyim önemlerini almak gerekiyor.

Yedigöller’de piknik

Adını içinde yer alan yedi gölden alan Yedigöller Milli Parkı doğasıyla görenleri büyülüyor. Meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, köknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik türde ağaçların bulunduğu park ve yakın çevresindeki sahalar sayıları artan geyik, karaca, ayı, yaban domuzu, kurt, tilki, sincap ve kuşu da bünyesinde barındırıyor. Şehir stresinden uzaklaşmak isteyen Ankaralıları ağırlayan Milli Park’ın ziyaretçileri kamp alanlarında çadır kurabiliyor, göllerin çevresinde piknik ve yürüyüş yapabiliyor.

Karadeniz kıyısında taze deniz mahsulleri

Ankara'ya 4 saat uzaklıktaki Bartın’ın tarihi ve doğa güzellikleriyle ünlü ilçesi Amasra, 3 bin yıllık geçmişin izlerini doğal güzellikleriyle günümüze taşıyor. Sesamos adıyla MÖ 12. yüzyılda Fenikelilerin kıyılar boyunca oluşturduğu kolonilerle kurulan ve İranlı Prenses Amastris’in yönetimi döneminde en parlak zamanını yaşayan, Helenistik dönemden Osmanlı dönemine kadar çok miktarda eseri barındıran Amasra, koyları, denizi ve doğayla bütünleşen güzelliklerinin yanısıra balık ağırlıklı mutfak kültürüyle Başkentlilerin ilgisini çekiyor. İlçeye 4 kilometre uzaklıkta,

Gaius Julius Aguilla tarafından Roma yol ağının parçası olarak imparator anısına yaptırılan ve Anadolu’da benzeri bulunmayan Kuşkayası Yol Anıtı, turistlerin uğrak yerleri arasında bulunuyor. Yaz ayları ve bayram tatillerinde 6 bin olan nüfusu 50 bine dayanan Amasra’yı sıkça ziyaret eden Başkentliler, ilçede en keyifli dönemin bahar ayları olduğunu belirtiyor. Taze deniz ürünlerinin tadına bakılabilen Amasra mekanlarında ilçeye özgü özel soslu ve bol çeşitli salatanın mutlaka denenmesi öneriliyor.