İş Bankası'dan turizmde 2017 beklentileri

İş Bankası, turizm sektörü için 2017 yılı beklentilerini açıkladı.


Türkiye İş Bankası İktisadi Araştırmalar Bölümü'nün hazırladığı Sektörlerle İlgili 2017 Beklentileri başlıklı raporda turizm sektörüyle ilgili olarak şunlar ifade edildi.

"Son dönemde Rusya ile ilişkilerin iyileşme sürecine girmesi paralelinde turizm sektörünün 2016 yılına kıyasla daha iyi bir performans sergileyeceği ancak, sektörün geçen yıl uğradığı kaybın telafisinin uzun bir döneme yayılacağı tahmin edilmektedir.

Dolayısıyla, 2017 yılında da turizm ve bu sektörle yakın ilişkide olan seyahat acenteleri, kara ve havayolu taşımacılığı ile toptan ve perakende ticaret gibi sektörlerin baskı altında kalmaya devam edebileceği öngörülmektedir."

"Bu çerçevede, 2017 yılında da tüm sektörlerde riskleri göz önüne alan temkinli büyüme stratejilerinin gündemde olacağı düşünülmektedir. Söz konusu temkinli stratejilerin özellikle döviz açık pozisyonu yüksek olan ve üretimde ithal girdiye bağımlı sektörlerde ön planda olacağı tahmin edilmektedir," denilen raporda şu noktalara işaret edildi:

"• Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre 2016’da Türkiye’ye gelen turist sayısı %30,1 azalarak 25,4 milyon olmuştur. Turizm gelirleri de aynı dönemde %29,7 azalarak 22,1 milyar USD düzeyinde gerçekleşmiştir.
• Turizm gelirlerindeki azalışta turist sayısındaki düşüşün yanısıra sektördeki sıkıntıları aşmak için başlatıılan promosyon ve fiyat indirimleri de etkili olmuştur.
• 2016 yılında gelen yabancı turistlerin milliyetlerine göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada %15,3’lük pay ile Almanya’nın yer aldığı, bu ülkeyi sırasıyla %8,7 ve %6,8’lik pay ile Gürcistan ve İngiltere’nin takip ettiği görülmektedir.
• 2015 yılında 3,6 milyon kişiyle Türkiye’nin ikinci büyük pazarı olan Rusya’dan gelen turist sayısı Kasım 2015’te başlayan siyasi gerilim nedeniyle 2016 yılında %76,3 azalarak 866 bin düzeyinde gerçekleşmiştir.
• 2016 yılında yurt içinde meydana gelen güvenlik olayları Avrupalı ziyaretçilerin sayısını da olumsuz etkilemiş, talep Akdeniz havzasında yer alan rakiplerimize yönelmiştir.
• Rus turist sayısındaki azalış Antalya’da, Avrupalı turist sayısındaki azalış ise Ege illerimizde faaliyet gösteren turizm şirketlerinin satışları ve kârlılığı üzerinde baskı yaratmıştır. Turistlerin milliyetlerindeki çeşitliliğin yanısıra iş amaçlı olarak da ziyaret ediliyor olması ve önemli bir transfer noktası olması İstanbul’un olumsuz konjonktürden diğer şehirlere oranla daha az etkilenmesine neden olmuştu
• Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından kamu personeli için 8 ağustosa kadar uygulanan izin yasağı bu dönemdeki tatil rezervasyonlarının iptal edilmesine neden olmuş, izin yasağının kalkmasıyla birlikte iç pazar bir miktar hareketlenmekle birlikte temmuz ayındaki kayıp telafi edilememiştir.
• Rusya ile siyasi ilişkilerin düzelmesinin nedeniyle yabancı ziyaretçi sayısının 2017 yılında 2016 yılının üstünde gerçekleşmesi beklenmektedir. Bununla birlikte güvenlik endişelerinin üst gelir grubu Avrupalı turist talebini baskı altında tutması bu iyileşmenin sınırlı kalmasına neden olacaktır.
• Son dönemde döviz kurlarında gözlemlenen hızlı yükselişlerle birlikte 2017 yılında tatil günü sayısının az olması yurt dışında tatili tercih eden kesimin talebinin yurt içine yönelmesine neden olabilecektir.
• Sektörde kapasitenin yüksek bir seviyeye ulaşmış olması ve talebe ilişkin sıkıntılar nedeniyle teşvik belgeli komple yeni yatırımlar 2015 ve 2016 yıllarında azalmakla birlikte devam etmiş, yatırım kararlarının daha esnek olarak uygulanabildiği yenileme yatırımlarındaki düşüş daha belirgin olmuştur. Sektörün arz fazlası riskiyle karşılaşmaması için gelecek dönemde yatırımların bölgesel ihtiyaçlar göz önüne alınarak dikkatle planlanması önem arz etmektedir."