Şu ecrimisil denen ucube

Serdar Karcılıoğlu
Kimilerine göre bacasız sanayi, kimilerine göre ekonominin lokomotifi.

Bir düşünün, başta İtalya olmak üzere Fransa, İspanya, Yunanistan, Portekiz bunlar dünyanın, Deniz Güneş Kum üçgeninde turizm yapan ve ekonomilerini bu sektöre bağlamış dev turizm destinasyonları.

Bir gerçek, turizm yapılabilirlik açısından bunların tümünü topla beşle çarp böl bir Türkiye etmediklerini görürsünüz.

Gelin görün ki bizde kazın ayağı hiç de öyle değil…Ne sektörmüş ki gelişim sürecinde yaşadığı sıkıntıları sorunları bir bilseniz oturup ağlarsınız.

Her fırsatta, milyarlarca dolar gelir getirdiğinden bahseden, ancak önemli sorunlar yaşadığı dönemlerde bir can suyu vermeyi dahi aklından geçirmeyen Devletimize rağmen, ağlamadan sızlamadan sayın başbakanın tabiriyle “kemiksiz” dolarcıkları bu ülkeye kazandırmış ve bu trendi yakalayabilmiş başka bir ülke başka bir sektör düşünemiyorum…

Türkiye Turizmcilerinin bu güne kadar yaşadığı sıkıntıların yüzde birini,  o dev turizm ekonomilerinin aktörleri yaşasaydı inanın dayanamazlar yok olup giderlerdi…

Terör, savaş, mülteci, patlama, çatlama derken son otuz yılın en büyük krizini yaşayan dibe vurmuş ancak halen direnen ayakta kalmaya çabalayan sektörün bu kutsal aktörleri şimdilerde Ecri misil denen bir uygulama ile mücadele ediyorlar…

Şu ECRİMİSİL denen ucube…

Deniz, Güneş, Kum diyeceksiniz,

Buralarda turizm için yatırım yap,

Yolunu, suyunu, elektriğini de sen getireceksin ama ōnündeki sahilden faydalanamazsın! Diyeceksin…

Öyle mi?

E, güzel de turiste denizi, güneşi, kumu otelin salonundaki barkovizyon danmı seyrettireceksin,

Ben anlamam buna rağmen oraları işgal edersen seni cezalandırır hatta bununla da kalmam belini de kırarım diyeceksin.

Öyle mi?

Var mı böyle bir mantık?

Turizme 2634 sayılı destek Kanunu çıkaracak…

Aslında, her konusu çözülmüş olan ama çözülmemiş’ “Turizm Merkezleri” ilan edeceksin

Deniz kıyısında arazi tahsis edeceksin…

Üstelik bundan her yıl kira ve önemli oranda işletme geliri payı alacaksın,

Kiraladığım arazinin sahili buna dâhil değil diyeceksin,

Öyle mi?

Araba satıyorum ama tekerlekler hariç, üstelik tekerleklerine araba fiyatının beş katı alırım diyeceksin,

Öyle mi?

Öyle rakamlar biçeceksin ki,

Çoğu tesisin neredeyse bir yıllık cirosuna eş değer olacak,

Ve Yaşa…Yürü… Sen benim ekonomimim, dış ticaret açığımın ilacısın, yetmedi bir de haydi koş diyeceksin,

Öyle mi?

Sevgili ve Sayın Bakanım, Başbakanım, Cumhurbaşkanım bu büyük soruna, son otuz yılın önemli kazanımları olan turizm yatırımlarının hemen hepsinin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi dolanan şu ECRİMİSİL denen ucube konuya bir el atıverin lütfen.

Maliyemizin bu konuda direndiğini biliyoruz,

Ama unutmayınız ’ki bu sektörün bunca dibe vurmuşluğunun üzerine bir de “Ucube Uygulama” hacizleri ve zorlamaları gelirse devletimize önemli ölçüde kira, hasılat payı ötv, vergi ve en önemlisi döviz kazandıran bu sektörden vaz geçmek zorunda kalacağız…

Borç ertelemek, ötelemek yetmez…

Bir koyundan bir post çıkar…

Ekonomilerini turizme endexlemiş hiçbir ülkede olmayan bu uygulamayı kaldırın gitsin…

Sevgilerimle