Turizmin değerini şimdi daha iyi anlıyoruz

  
2015 yılına gelene kadar bacasız sanayi olarak kabul edilen, son iki yıla kadar dünya da turizmi hızla artıran ülkelerin başında gelen ülkemiz, güvenlik sorunlarımızın artması ve orta doğu bataklığı ile aynı kategoride değerlendirilmemiz yüzünden çökme noktasına gelmiştir. 

Ülkemizin ekonomik krizin yoğunlaşmasıyla birlikte değerini anlamaya başladığımız ve gelmesi için yalvarma turlarına başladığımız bu sektör, yıllarca ekonomiyi sırtladığı anlaşılmıştır. 2015 yılında ülkenin toplam istihdamına yaklaşık yüzde 9 katkı sağlamasının yanı sıra, milli gelirin yaklaşık yüzde 4 ünü, ihracatın yüzde 25'ini oluşturması ve cari açığı kapatmakta çok önemli rol oynayıp dövizin dengede kalmasına yardımcı olduğu anlaşılmaktadır.

2016 yılında Ukrayna ve İsrail'den gelen turist sayısının belirgin miktarda artmasına rağmen, başta Rusya, Almanya, İngiltere ve Hollanda'dan gelen konuklarının azalmasının etkisiyle toplamda büyük düşüş yaşanmasına neden olmuştur. Ukrayna'dan gelen turist sayısının yüzde 48 artışıyla 1 milyon 45 bine çıkması, İsrail'den gelenlerin yüzde 31 artışıyla 294 bine ulaşmasına karşın, başta Rusya'dan gelen turist sayısının 2,8 milyon, Almanya'dan 1,7 milyon, İngiltere'den 800 bin, Hollanda'dan 328 bin azalması ve diğer batılı ülkelerden gelenlerin hızlı düşüşünü telafi edememiştir.

2014 yılında dünya turizminde 6. sıraya yükselen ülkemiz, 2015'in ardından 2016 yılındaki sert düşüş ile birlikte 10 sıra gerileyerek 16. sıraya inmiştir. 2017 yılının Ocak ayında gelen turist sayısının geçen yılın Ocak ayından da daha düşük düzeye inmesi, acil tedbirler alınması gerektirdiği açıktır.

2015 yılında 36,2 milyon turist ağırlayan ülkemiz, 2016 yılında yüzde 30 azalarak 25,3 milyona inmesini engelleyememiştir. 2016 yılında 10,9 milyon düşen turist sayısı, turizm gelirinin de 9,5 milyar dolar düşmesine neden olmuştur. Gelen turist sayısından daha fazla gelir kaybının oluşması dikkati çekmektedir.

Turist sayısının yüzde 30 azalmasına karşın, gelirdeki yüzde 37 azalmanın önüne geçilecek tedbirlerin de alınmasını gerektirmektedir. 2015 yılında kişi başına turizmden elde edilen gelir 756 dolar gibi çok düşük düzeyde olmasına karşın, 2016 yılında bu rakamın daha da düşerek 705 dolara indiği görülmektedir. Oysa, dünya ortalaması yaklaşık 1250 dolar civarında olurken, Dubai' de bu rakam 3 bin doların üzerinde, İngiltere de 2 bin dolara, dünya turizm pazarında yeni iddialı olmaya başlayan Tayland' da bile 1.900 dolara çıkmaktadır. Buradan anlaşılacağı gibi, kişi başı turizm gelirimizi 700 dolarlardan 1.500 dolara bile çıkarmanın bile, cari açığımızı büyük ölçüde kapatacağını göstermektedir.

Turizmdeki kayıpların ülkemizin istihdamına da son derece olumsuz etkide bulunduğu anlaşılmaktadır. Turizmin yalnızca konaklama hizmetlerinde değil, yeme içme sektörlerinden, tur hizmetlerine, tarım ve sanayi sektörü dahil 55 sektörü etkilediği bilinmelidir. Ülkemizin 2016 yılı işsizlik oranı yüzde 11 olurken, otellerdeki işsizlik oranının yüzde 25' e çıktığı anlaşılmaktadır. Turizmin toplam istihdama olan katkısının yaklaşık yüzde 9 olduğunu düşünürsek ülkemizdeki işsizliğin artışında turizm sektörünün çöküşünün büyük etkisi olduğu şüphesizdir.

Turizmde ülkemizin uğradığı kayba karşın, başta İspanya, İtalya ve Yunanistan'ın avantajlı çıktığı anlaşılmaktadır. Yunanistan da oteller yüzde 100 e yakın dolu olurken, İspanya'nın ABD yi özel durumundan dolayı saymazsak, dünya liderliğini Fransa'dan aldığı görülmektedir. Fransa'nın Nice kentinde 15 Temmuz 2016 yılında bir kamyonun Bastille günü için toplanan kalabalığın içine dalmasıyla 84 kişinin hayatını kaybetmesi, bu ülkenin güvenlik açığı olduğu izlenimi yaratması neticesinde turizm de kayıplar yaşamasına neden olmuştur.

Turizmin ülkemizin ekonomisinde çok önemli katkısı olduğunu yaşadığımız ortam ile daha iyi anlamamız gerektiği anlaşılmalıdır. Turizm de dünya lideri kabul edilen Fransa örneğinden de anlaşılacağı gibi, bu sektör için olmazsa olmazı güvenliğin en önemli olgu olduğu gerçeğidir. 2017 yılının en azından 2016 yılının üzerinde kapatıp kazançlı olmamız için, dışarıya güvenlik algısı için doğan şüpheleri ortadan kaldırmamız gerektiği bilinmelidir.
DR. Ali Topçubaşı