Gaziantep mutfağına GASTURDER katkısı

GASTURDER’in kuruluş amacı Gaziantep mutfak kültürünü birçok açıdan ele alarak Gaziantep’in var olan değerini yüceltmek ve kültürel mirasının ulusal ve uluslararası platformlarda bilinirliğini artırarak geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak.


Gaziantep Gastronomi ve Turizm Derneği(GASTURDER)’nin kuruluş amacının Gaziantep mutfak kültürünü birçok açıdan ele alarak Gaziantep’in var olan değerini yüceltmek ve kültürel mirasının ulusal ve uluslararası platformlarda bilinirliğini artırarak geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak olduğunu söyleyen GASTURDER Başkanı Songül Toprak Alisinanoğlu, şunları söyledi:

“Gaziantep’in UNESCO tarafından verilen “Gastronomi Şehri” ünvanını almasıyla fikren hayat buldu. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin Hanımefendinin büyük vizyonu ve emekleri sayesinde kazanılan ve Gaziantep tarafından fazlasıyla hak edilen bu ünvan aslında global bir yolculuğunda başlangıcı oldu. Bu ünvanın korunması ve devam ettirilmesi için atılması gereken adımlar UNESCO tarafından belirlenerek şehrimize iletildi. İşte UNESCO tarafından istenen kriterlerin sağlanması amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin kurucu ortaklığıyla 08.10.2015 tarihinde GASTURDER kurularak faaliyetlerine başladı.”

Dernekte devam eden eğitim faaliyetleriyle ilgili olarak konuşan Alisinanoğlu, daha sonra şunları ifade etti:

“Bu unvanı korumak ve kültürel mirasımız olan mutfağımızı yüceltmek adına Sürdürülebilir Profesyonel Gastronomi Eğitim Program düzenledik. Türkiye’nin dünyaca ünlü şeflerinden oluşan dev kadrosu, güçlü eğitimcileri ve akademisyenleri ile çıkılan bu yolda; Gaziantep’te yer alan yiyecek-içecek işletmelerinde çalışan personellerin vizyonlarının artırılarak mutfağımızı koruyup, ulusal ve uluslararası standartlara çıkarabilmesi amaçlandı. UNESCO’nun beklentilerinde öncelik yöresel kültürün korunması, nesilden nesile aktarılması ve uluslararası standartlara çıkarılmasıdır. Aynı zamanda gastronomi kültürünün yereline dokunmadan, dünya mutfakları ile birleştirip harmanlanması ve yeni yapılacak modern yorumlarla dünya pazarına açılmasını sağlamaktır. GASTURDER olarak bu doğrultuda hazırlanan proje ve eğitimlerle çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

“Gazianteplilere eğitim vermek, bir şeyler öğretmek değil” diyerek gayelerini açıklayan Alisinanoğlu, şöyle konuştu:

“Eğitim; bir şeyleri bilmeyenlere öğretmek anlamında kullanıldığı gibi hep gözardı edilen bir tanım olarak da; var olan bilgiyi yeni bilgilerle harmanlayarak ve bu harmandan farklı yorumlar çıkartarak doğru bilgiyi paylaşarak anlatmak olarak da ele alınabilir. İşte GASTURDER olarak bizler eğitim programlarımıza bu gözle bakıyor ve her kesimin bu gözle bakmasını istiyoruz. Gastronomi kültürümüzü zenginleştirmek ve dünya gastronomi kültürüne adapte etmek amacıyla paylaşılıp geliştirilen eğitim modülümüz gastronomi alanındaki şef, akademisyen ve uzman kişilerce hazırlanmaktadır.”

Bitter Noa Öğrenci Kariyer Merkezi hndaki öğrencilerle başlatılan etkinliklerinde Gaziantep’te bulunan tüm yiyecek- içecek işletmelerini tarayıp yerleşimini çıkartarak Gaziantep’in tek elden ve en doğru verilere ulaşılacağını bildiren Alisinanoğlu, şunları kaydetti:

“Gaziantep’te büyüklü küçüklü tüm işletmelerin varlığından haberdar olmak, kayıt altına alınmasını sağlamak UNESCO’nun istediği yaşayan gastronomi kültürü başlığının tespiti açısından büyük önem taşıyor. Yapılan çalışma neticesinde 1436 gıda işletmesine ulaşıldı. Çalışmada işletme sahibinin ve sorumlusunun adı, yaşı, eğitimi ve iletişim bilgileri sorulmuş, işletme ile ilgili ise adı, adresi, işletme kategorisi, çalışan sayısı, işletme alanı bilgileri soruldu. Tarama yapılan gıdacıların 507 adeti restaurant, 212 adedi tatlıcı, 205 adedi fırın, 134 adedi pastane, 121 adedi kasap, 100 adedi kafe, 83 adedi fastfoodcu ve kalanı da diğerleri şeklinde. ”

Guiness rekoru kırıldı

“21 Eylül 2016 Dünya Barış Günü”nde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve GASTURDER işbirliğiyle düzenlenen etkinlikte aynı anda 3 bin 192 kilogram aşure pişirilip Guiness rekor denemesinin yapıldığını ve belgelerinin geldiğini anlatan Sinanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü::

“Gaziantep’ten “Dünyaya Barış, Barışa Bereket” mesajı verdik. Programımıza Almanya Büyükelçisi Martin Erdmann, Kongo Büyükelçisi Marcel Mulumba, Srilanka Büyükelçisi Amza Pakeer Mohıdeen, Vatikan 1. Müsteşarı Angelo Accattion’dan oluşan büyükelçiler heyeti katıldı. Bu rekoru aşure üzerinden yapmak istedik. Çünkü aşure, herhangi bir tatlı değil, içinde 27 çeşit malzeme var. Malzemelerin de her biri dünyanın ve Türkiye'nin farklı yerlerinden geldi. Almanya'nın ve Kahramanmaraş'ın cevizi var. Sri Lanka'nın tarçını ve pirinci var. Malatya'nın kayısısı, Karadeniz'in fındığı, Balıkesir'in baklası, Şanlıurfa'nın mercimeği, Gaziantep'in fıstığı var idi. "

Gaziantep’in İpekyolu güzergahında olmasının yanısıra binlerce yıllık tarihi ve bir çok medeniyete ev sahipliğiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da zengin tarih ve kültür mirasına sahip şehirlerinden biri olduğunu söyleyen Alisinanoğlu, şunları anlattı:

“Gaziantep mutfağı; binlerce yıllık tarihinden gelen birikimi ustaca harmanlayarak günümüze kadar ulaşan lezzetler var edebilmiştir. Birçok medeniyetin ortak mirası olan bu mutfak kültürü harmanlanarak oluşan Antep Mutfağı kendine özgü bir medeniyet mutfağına dönüşmeyi başarmıştır. Çok uzun yılların birikimi ve tecrübesiyle meydana gelen bu dönüşüm Gaziantep Mutfağı’nın Dünya Mutfakları içerisinde önemli bir yere sahip olmasını sağlamıştır. UNESCO’da bunu tescillemiş ve “Dünya Gastronomi Şehri” unvanını vermiştir. Gaziantep’in elde ettiği bu unvanın korunması ve geliştirilmesi için Gaziantep özelinde ulusal alanda ve uluslararası arenada eğitimlerle farkındalık yaratarak, sürdürülebilirlik faaliyetlerine hız verilmelidir. Bu noktada öncelikle Gaziantep gastronomi kültürünün yaşatılması için koruma, kayıt altına alma ve eğitim faaliyetlerimize GASTURDER olarak başladık. Bu oluşumun ikinci etabı olarak Gastronomi Kültürümüzün dünya gastronomi kültürüyle yorumlanmasını sağlamamız gerekecektir. Dünyaca ünlü şeflerimizle, alanında uzman eğitmen ve akademisyenlerimizle yaptığımız eğitimlerde bu konuya da değiniyor ve çalışıyoruz. Tüm bu faaliyetler ve daha fazlasını yaparken ulusal ve uluslararası kamuoyunda marka ve tanıtım çalışmalarımızı da eş zamanla yürütmekteyiz.”

Ortak aklı iyi kullanması ile bilinen Gaziantep’in gastronomi alanında da birleştiğini belirten Songül Toprak Alisinanoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Kadim şehrin “Gastronomi Şehri” unvanı da aynı ortak aklın ürünü. Bizler Sayın Fatma Şahin Hanımefendi'nin vizyonuyla kurulduğumuzda da en çok dikkat ettiğimiz konu ortak akıl oldu. Hatta biz GASTURDER olarak sadece Gaziantep ortak aklını değil tüm ulusun hatta uluslararası arenanın da ortak aklını kullanmaya gayret etmekteyiz.”