TEMA'dan Zeytinlik mera ve kıyılar için uyarı

Cumhuriyet'in ilk yıllarında 44 milyon hektarla ülke yüzölçümünün yüzde 56’sını oluşturan mera ve çayır alanları, 2014 yılı verilerine göre 14,6 milyon hektara inerek yüzde 19’a gerilemiş durumda.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelen kanun tasarısı zeytincilik, meralar ve kıyılar başta olmak üzere, doğal varlıklarımızla ilgili yeni düzenlemeler getiriyor.


“Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile 24 adet kanunda ve 2 adet kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılması öngörülüyor.

TEMA Vakfı, bu değişikliklerin doğal kaynaklarımızı tehdit ettiğini ifade etti ve karar vericileri tasarıyı sürdürülebilir yaşam ilkesi çerçevesinde gözden geçirmeye davet etti.

3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, 4342 Sayılı Mera Kanunu ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nda yapılacak değişikliklerin, başta gıda güvenliğimiz olmak üzere, çevre ve insan sağlığı, doğal hayat ve tarımsal üretime ciddi derecede tehdit oluşturabileceğine dikkat çeken TEMA Vakfı’nın yaptığı açıklamada, şu unsurlar ön plana çıkıyor:

Gıda güvenliği ve doğal hayat için tehdit

- Zeytinlik sahanın tasarıdaki tanımına göre; bir dekar alanda 15 ağaçtan daha az ağacın bulunduğu sahalar, zeytinlik sahası dışında tutularak, Kanun’un zeytinlik alanlar için öngördüğü korumacılıktan mahrum bırakılıyor. Ülkemizde geleneksel olarak daha önce kurulmuş zeytinliklerde bir dekar alandaki ağaç sayısı 10-12 arasında değişiyor. Tasarı ile zeytinlik saha için 15 ağaç sınırı getirilmesi kadimden beri zeytinlik olan, yaşlı ağaçların bulunduğu sahalarda önemli sorunlara ve telafi edilemez tahribatlara yol açacak.

- Her ne kadar bu alanlara yapılacak yatırımların çevre ve zeytinlik sahalarına zarar vermemekle yükümlü olduğu belirtilse, herhangi bir zeytinlik sahaya tesis yapılırken ağaçların korunması risk altına giriyor.

- Tasarıda zeytinlik sahası bulunan her ilde valinin başkanlığında dokuz kişiden oluşan zeytinlik sahaları koruma kurulu tanımı yer alıyor. Kurulda zeytin üreticisi ve onların kuruluşları ile çevre ve ekosistem ile ilgili gönüllü sivil toplum kuruluşlarının da yer alması ve kurulların içinde yer alacak zeytincilikle ve toprakla ilgili çalışan kurumların bu doğrultuda genişletilmesi gerektiğine inanıyoruz.

- Zeytinlik sahaları koruma kurulunun yatırıma ilişkin görüşlerinin bağlayıcı olması gerekiyor.

- Tarım ithalatı içinde en yüksek kalemlerden birini ham yağ ve yağlı tohumlar oluşturuyor. Zeytin alanlarının daraltılması bu kalemlere ilişkin ithalatın daha da artmasına sebep olacak.

- Tasarı, mera alanlarının da daraltılmasına sebep olacak maddeler içeriyor. Eklenen madde ile endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ile yerleşim alanları içerisinde bulunan sanayi sitelerinin ve münferit sanayi işletmelerinin yerleşim yeri dışına çıkarılması ve gerekli arazi ihtiyacının karşılanması için meralar tahsis edilebilecek. Yem ithalatının, tarım ithalatında önemli kalemlerden biri olduğu dikkate alındığında, mera alanlarının daraltılması da önemli bir çelişki olarak görülüyor.

- Tasarı aynı zamanda kıyılarda sağlık tesisleri ve endüstri bölgelerinin yapılmasının önünü açıyor. Bu durum ekolojik açıdan hassas ve değerli kıyı ekosistemlerinin tahrip edilmesine neden olabilecek.

Didem ERYAR ÜNLÜ / Dünya