"TÜRSAB’ı güçlü bir kurum haline getireceğiz"

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Yönetim Kurulu Başkan Adayı Erdem :TÜRSAB’ı kişisel menfeatler gözeterek ticarethane gibi yöneten zihniyetten kurtararak acentaların menfaatini koruyan güçlü bir kurum haline getireceğiz.

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği yönetimine aday olan Hasan Erdem, Ankara’da acente sahipleri ve dernek temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya geldi. Erdem, başkanlık döneminde nasıl yol izleyeceğini anlattı.

"Dünya turizm sektöründe bu ülke 10. sıraya girebilmiş"

"TÜRSAB eğer amacına uygun bir şekilde faaliyet gösterseydi Turizmciler Derneği kurmaya gerek kalmayacaktı," ifadesini kullanan Erdem, şöyle konuştu:

"Demek ki bir sorun varmış ki bu dernek kurulmuş. Birçok dernek kurulmuş ne için kuruldu bu dernekler. Bu derneklerin asıl bağlı olduğu ana çatının gerekli faaliyetleri göstermemesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. TÜRSAB hepimizin bildiği gibi kanunla kurulmuş olan, yarı kamu niteliğinde bir kurumdur. Bu kurum Türk Turizminin dünya arenasında aktif ve etkin bir şekilde tanıtılmasını sağlamak, pazarlamasını sağlamak ve dünyaya Türk turizminin özelliklerini anlatmakla yükümlü ve gerekli olan ve bunun içinde üyeleri olan üyeleri de bu görevi ve bu misyonu yüklenmiş olan üyelerdir. Üyeleriyle birlikte devletimiz kanun nezdinde bu kuruma bu görevi vermiş. Bu kurum 1999 yılına kadar çok iyi çalışmış, dünya turizm sektöründe bu ülke 10. sıraya girebilmiş o dönemlerde. 35 milyar dolar gibi bir gelir sağlamış. Aslında önemli bir noktaya kadar gelebilmişiz."

"Burayı bir ticarethane gibi düşünmüşler"

Erdem, sözlerine şu şekilde devam etti:

 "Fakat 1999 yılından sonra başımıza gelen bir takım yönetici arkadaşımızın, bu güzelim kurumu, Türk ekonomisine ve Türk turizmine faydalı olması için kurulan bu kurumu başka ve farklı amaçlarla kullanmaya başlamışlar. Öncelikle bu farklı amaçlar nelerdir, kişisel menfaatler gözetilmiş. Burayı bir ticarethane gibi düşünmüşler. 10 bin tane acenteyi temsil eden bu kurumun gücü, kanunun verdiği güçle bir takım akçeli işlere girmişler. Ezilenler hep bizler olmuşuz. Bakanlarla görüşüyoruz, hükümetle görüşüyoruz dediler. Fakat bu görüşmelerde lehimize çıkan hiç bir şey yok baktığınız zaman. Biz bir aile olacağız. birlik beraberliğimizden, bizim sırtımıza basarak menfaat elde eden insanlar kaybolup gitsin. Doğru insanlar dürüst insanlar gelsin. Bu kurumu bir ticarethane olmaktan kurtarsın, üyeleri için menfaat sağlayan, üyelerinin geleceği için çalışan, Türk turizmi için çalışan insanlar gelsin. Bunu gerçekleştirecek olan sizlersiniz. Benim çıkıp ben başkan adayıyım dememle bir şey olmuyor."

"Aday olmak yeni bir siyasi parti kurmaktan daha zor"

"İşi o kadar zorlaştırmışlar ki, aday olmak yeni bir siyasi parti kurmaktan daha zor. Şuanda Meral Akşener Ülkede bir parti kurmaya çalışıyor, inanın benim harcamalarım ondan fazla" diyen Erdem konuşmasına  şöyle devam etti:

"Böyle mi olması gerekiyordu. Biz 7 bin 600 oy kullanabilen acente sahibiyiz. Bu acenteleri İstanbul’a taşımak zorundayız onlara kendimizi anlatmak zorundayız. 39 bölgemiz var. Bu bölgeler kendi yönetimi seçerken, onlarla birlikte genel merkezi seçecek ve delegelerini de seçmiş olacaklardı. O seçmiş olduğumuz delegelerimiz, Genel Merkez seçiminin günü ve tarihi geldiğinde, bizi temsilen gidip orada bize hizmet edecek başkanlarını seçeceklerdi. Bunların sayısı da 500 geçmezdi. Türkiye genelinde 500 kişiyi ağırlamak kolaydır. Bizim önerdiğimiz yasa geçseydi bu böyle olacaktı. Ticarethane gibi sürekli, size rakip olacak pastanızı bölecek ve gelir kaynaklarınızı bir kısmını alacak belgeleri satıyorlar. Her belgeden 45 bin TL para alıyorlar."