İzmir gastronomi turizminde çekim merkezi olabilir

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Gastronomi Turizmi Raporu'na göre Türkiye'ye gelen turistler yeme içme için kişi başına 157 dolar harcıyor. 


Dünyada yüksek katma değerli turizm alanları arasında yer alan gastronomi turizmi İzmir için de altın değerinde fırsatlar sunuyor.

Turizme giden yol mideden geçiyor

Gıda Mühendisi Senem Erdoğan, Yaşar Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Anabilim Dalı'nda tamamladığı yüksek lisans tezinde İzmir'in gastronomi çeşitliliği üzerine kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi.

Kentin gastronomisine yön veren 16 kişiyle bir araya gelerek kent ekonomisine katkı sağlayacak öneriler sunan Erdoğan "İzmir yerel mutfak özellikleriyle farklı kültür ve deneyimlere ilgi duyan turistler için tam bir cazibe merkezi olabilir," dedi.

İzmir'in gastronomi alanında sahip olduğu zenginliği pazarlama ve markalaşma boyutunda nasıl geliştirmek gerektiğini Yaşar Üniversitesi'nde tamamladığı yüksek lisans tezinde ele alan Senem Erdoğan, şunları ifade etti:

"İzmir mutfağının karakteristik özelliklerine Levanten, Rum, Göçmen, Girit, Sefarad, Anadolu ve Yunan mutfaklarının izlerini taşıyan tarifler ve geleneksel pişirme yöntemleri hakim. Bu durum İzmir'e gastronomik açıdan büyük bir avantaj sağlamakta. Ancak yerel İzmir mutfağına yönelik tanıtım çalışmaları daha etkili olmalı. Bu amaçla profesyonel şirketlerden destek alınmalı, sosyal medya ve gastronomi alt yapısı olan bloggerlar kullanılmalı, yabancı şefler ve kanaat önderleri davet edilip ağırlanmalı, ses getirecek festival ve etkinlikler düzenlenmeli. Yöresel ürünler yurtdışı fuar ve yarışmalar aracılığıyla öne çıkarılmalı. İzmir ve Yarımada destinasyonunda yapılacak gastronomik etkinlikler çerçevesinde bir gastronomi danışma komitesi oluşturulmalı ve bu komite ayrıca gastronomi turizminin gelişimine yönelik projelere öncülük etmeli. Farklı ülkelerde turizm ofisi işlevinde İzmir mutfağını temsil edecek Ege restoranlarının açılması teşvik edilmeli."

"Tur ve tadım etkinlikleri düzenlenmeli"

İzmir'in öne çıkabilecek sokak lezzetlerinin yanısıra tarihi restoranların bilinilirliğini artırmak için neler yapılması gerektiğini de ele alan Erdoğan, şöyle konuştu:

"İzmir ve yarımadayı temsilen Urla şarabı, sübye, sakızlı Türk kahvesi gibi içecekler ile Urla zeytinyağı, şevketi bostan, ısırgan otu, arapsaçı, sakız enginardan yapılan zeytinyağlı ot yemekleri, fava, midye, boyoz, çağla badem gibi İzmir sokak lezzetleri, İzmir köftesi, Ödemiş köftesi, Tire köftesi ile mübadele ve göçmen yemeklerinin daha çok öne çıkarılabileceği festival, tur ve tadım etkinlikleri düzenlenmeli. Sakızlı Türk kahvesi ve Erkence natürel sızma zeytinyağının uluslararası coğrafi işaretlerinin alınması sağlanmalı ve bu iki ürün uluslararası tanıtımlarda Urla ve Çeşme'nin yıldız ürünü olarak konumlandırılabilir. Tarihi değeri olan İzmir lokantalarının sürdürülebilirliği sağlanmalı. Kemeraltı ve Alsancak gibi İzmir'in birçok semtinde tarihi dokusu, değeri olup birkaç kuşaktır devam eden lezzet deneyimleme noktalarının 'Gastro turistler' tarafından keşfedilmesini beklemek yerine, İzmir'in sembolik yerleri ve lezzetleri hem broşür şeklinde hem akıllı telefon uygulaması şeklindeki minik lezzet haritaları aracılığıyla kolayca bulunabilecek hale getirilmeli" şeklinde konuştu.

Erdoğan, konuyla ilgili olarak şunlareı söyledi:

"Yerel gastronomi festivallerine ek olarak İzmir ve yarımadayı kapsayan uluslararası büyük bir gastronomi festivali de gastronomi turizmine katkı sağlayabilir. Örneğin yerel gastronomi festivalleri kapsamında zeytinyağı ve ekmek temalı bir gastronomi etkinliği organize edilebilir ya da Yavaş Şehir Seferihisar'ın Ata ekmeği ile Erkence natürel sızma zeytin yağının buluşması sağlanabilir."